Referanduma EVET

Takvim

Saat

Kimler Çevrimiçi

Şu anda 2 ziyaretçi çevrimiçi

Anketler

12 Eylül'de yapılacak olan referandumda oyunuzu hangisi için kullanacaksınız?
 

Duyuru


- sizin yaziniz sizin yorumunuz

Üye Giriş Formu



Hava Durumu

Döviz Bilgileri

- Alış 1.4994 TL
- Satış 1.5066 TL
- Alış 1.9241 TL
- Satış 1.9334 TL

Sayaç

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün5
mod_vvisit_counterBu Ay664
mod_vvisit_counterToplam69865
Yazlık Yazı PDF Yazdır E-posta
Yazar Mustafa Muhalif   
Pazar, 18 Temmuz 2010 22:03
Camın önünde iri gövdeli temiz bir kavonoz var, içinde de bodur ama tıknaz salatalıklar. Saltalıkları koruyan limonlu, sarımsaklı dereotlu bir su. Suyun bittiği yerde, kavonozun ağzını  sıkıca kapatan beyaz bir bez. Harikulade bir salatalık turşusu yani.

Kahvaltıda ablamdan istedim vermedi. Daha dünmü ne koymuş.  Sararmamışlar mı neymiş.Veremezmiş...
Kahvaltıya halamlar geldi. Kahvaltıdan sonra ve derhal  temizliğe giriştiler annemle.Babama eniştemi dışarı attılar. Annem bana kıyamaz, beni yollamadı.

Halıları kenara kaldırdılar, sehpa koltuğun üstünde, kapının kenarında içi su dolu bir leğen,  evin çeşitli köşelerinde kirli bezler, banyodan çamaşır makinesinin sesi geliyor, perdeler camlarda değil, kardeşimin elinde elektrik süpürgesi nereye saldıraca ğını şaşırmış ve evin her yerinde ağır bir çamaşır suyu kokusu...

Dedemin değimiyle;  her yer her yerde
Şile’deyim bu hafta sonu.
Ramazan pidesi gibi hava. Sıcak ve dumanlı...
Yaz çökmüş buralara;

Karşıdan karşıya geçerken ayağınızın altında kalmaktan kıl payı kurtulan , geceden kalma çiğnenmiş kurbağalar  sabahın en er saatinde ısınmış asfalta karışmaya başlamışlar.

Zannedersem kedilerin kendilerinden haberi yok,  yoksa bir çırpıda  yutuverirler.

Köpekler  dahi  havlamıyor artık. 2 gündür seslerini duymadım...   

Tavuskuşu bile ,  o güzelim tüylerini dökmüş ...

Bahçedeki asmanın  üzümleri ise  koparılmadan düşüyor...

Bütün gece vatan kurtaran cırcır böceklerinden biri üzerime düştü asmadan. Belkide üzümlerini toplamama kızdı.

Tıraşlı askerler, ustasından haftalıklarını kapmış çıraklar herkesler çarşıya iniyorlar birer birer.

Sahili ise şehirden gelenlere bırakıyorlar buranın yerlileri. Şile’liler haftaiçi iniyorlar sahile.

Kapımızın önünden az evel küçük kızlar ordusu  geçti. Başlarında yazmaları. Sinelerinde musafları. Beni görünce camiye doğru gülüşerek koşmaya başladılar. “Haftasonu da kurs oluyor mu?” sorusuna vakit bırakmadan hemde...

Çocuklar ise bir tahta parçasının köşelerine bilye çakmışlar yokuşdan hızla kayıyorlar. Kurbağaları farketmeseler iyi olur.

 Tepelerde ise  ebegümeci  ve kuzukulağı toplamaya çıkan kadınlar.

Şilenin en yüksek yerinde bir deniz feneri.  Şile kalesinin tam karşısında bir fener.

Bu fenerin dibinde, sigara yasağı canavarlığının pek sallanmadığı bir çay bahçesi. Hava kararınca turuncu ışıklarla aydınlatılan,  çay bahçesine giden kaldırımlar.

Görüş,öneri,dilek,şikayetleriniz için Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Yorumlar (1)

...
210
Yaşam olduğu gibi verildiğide, yani yorumsuz, işte böyle güzel oluyormuş demek ki.
Sabah sabah iyi geldi. Zevk aldım. Teşekkürler...
zekai GÖRGÜLÜ , Temmuz 19, 2010

Yorum yaz

daha kucuk | daha buyuk

busy
Pazar, 18 Temmuz 2010 22:18 tarihinde güncellendi