| İneklik Etme Taksi Tut |
|
|
|
| Yazar Ömer Faruk Ayaz | |||
| Cumartesi, 01 Mayıs 2010 00:04 | |||
|
İstanbul’da yaşayıp da başlıktaki muhabbeti bilmeyen pek azdır. İETT’nin meşhur mizahi açılımıdır. Bundan başka komik bir açılımı varsa da bilmem. Eskiden benim için İETT adına sadece bu açılım komikti. Artık her şeyiyle komik. Neden mi? Yakın zamanda başımıza gelen trajikomik bir olaydan –hatta bu olaydan çok bir vehamet- kaynaklanıyor bu mizansen. Okulumuzda öğretmenlerle hep birlikte paso çıkarmaya karar vermiştik. Dilekçelerimizi yazdık, 5 TL ücretlerimizi huşu ile ödedik. Hatta aramızdan “Bu kadarcık mıydı?” diyenlerimiz de oldu. Buraya kadar her şey fevkalade. Peki ya komedi o nerede? “İşte geldim buradayım, ben bu işte ustayım.” şeklinde bir sürprizle İETT bize hazırladığı o muhteşem komediyle karşımıza çıktı. Bu işle ilgilenen hocamız sağ olsun gitmiş uğraşmış pasoları almış. Ancak sadece kadrolu öğretmenlere verilen pasoları. Çünkü ücretli öğretmenler öğretmenden sayılmamıştı. Çünkü onların gözünde sanırım onlar “çok ücretli öğretmen”di. Ve İETT’nin vicdanlara ders veren uygulamasıyla o öğretmenler “İneklik Etmeyip Taksi Tutacaklar” dı. Bazen eylem yapanlara kızarım. Abarttıkları için. Bazen sessiz duranlara kızarım. Haksızlığa boyun eğdikleri için. Bazen kendime kızarım. En çok kendime kızarım. Elim kolum bağlı oturduğum için. Ama bazen “Hak namına haksızlık edenlere” daha fazla kızıyorum. İnsanları kategorilere ayırdıkları için… Eşitlikten bahsedip maalesef bunu uygulama safhasında kaçtıkları için… Terazileri doğru tartmadığı için… İnsanların önünde, yürüdükleri yoldan bezdirmek için her şeyi yaptıkları için… Okul müdürü her defasında toplantıda “Ücretli arkadaşlarımızın yaptıkları bu fedakarlık ödenmez. Zor şartlar altında bizlerle… “ Baştan sona acıtasyon kokan bir yazı mı oldu? Belki öyle. Ama baştan sona da gerçek bir yazı. Hani zaman zaman çıkıp da üniversitelerimizin neden dünya sıralamasında ilk 500’e bile giremediğini soranlara bir cevabım var. Böyle basit gibi görünen, ancak birleştiğinde dert yumağı haline gelen eğitim aksaklıklarından. Bu köşede daha önce de buna benzer konulara yer vermiştim. Duyulur duyulmaz o kısım sorunumuz değil. Maksat belki de imanın en alt seviyelerine düşmemek. Bu mizahın kahramanlarına son sözüm Recep İvedik’ten. Onların hakkından ancak o gelir : “Gessene ücretliye!”
Favori olarak isaretleyin
Favorilerinize ekleyin
Bunu e-posta ile gonder
Okuma: 321 Yorumlar (3)...
Evet şehrin merkezi yerleri için size katılmak isterdim Tuncay Bey. Ancak biraz daha kenar semtlere de bir ara İETT ile gezinti yapmanızı tavsiye ederim. O zaman işin içine nasıl başka işler girdiğini, İETT'ye yazılan maillerde nasıl tuhaf cevaplar alabileeğinizi görme şansınız olurdu.
Ücretli kısmında da evet o kavram her ne kadar can sıkıcıysa -bunu da en iyi o kavrama sahip olan anlar- bir o kadar da gerçek. Müstesna(!) kişilikler
Bir dönem belediyede staj yapmıştım. Hayatımda gördüğüm en müstesna(!) kişilikler sanki özellikle bir arada toplanmış gibiydi. O kadar müstesna kişiliklerdi ki bunlar "Ücretli Öğretmen" tanımından , diğer öğretmenlerin ücretsiz çalıştığını çıkarmaları işten bile değildi. Bence kızılacak kişi "ücretli öğretmen" tanımını icat eden diğer müstesna(!) kişilikte.
İstanbul da yaşayan bir vatandaş olarak şunu da söylemeden geçemeyceğim. İETT son yıllardaki başarılı çalışmaları ile İneklik Etme Taksi Tut u İneklik Edip Taksi Tutma ya çevirmeyi başarmıştır. Yorum yaz
|
|||
| Cumartesi, 01 Mayıs 2010 00:19 tarihinde güncellendi |












