| Sana Vahyedileni Oku |
|
|
|
| Yazar Tahsin Atak | |
| Perşembe, 08 Nisan 2010 21:23 | |
|
Kur’an-ı Kerim’in ilk suresi , vahşet ve dehşet çağının,zulüm ve haksızlıkların adeta günübirlik işlerden sayıldığı bir dönemde nazil oldu. İlk emri “OKU ! “ olan bir dinin kitabı kelime kelime kalblere nüfuz etmeğe başladı. Diyanet işleri başkanlığımız 2010 yılınıKuran okuma yılı olarak ilan ederek bir takım etkinliklerle bu ilahi vahyin serinliğini bir kere daha yüreklerimize taşıyor. Her şey bir bilginin ve belgenin eseridir. İnsanlık tarihine baktığımızda geçmiş dönemlerin bu günlerden ne kadar farklı olduğunu biliriz. Zaman bir değirmen gibi hayatın bütün unsurlarını öğütüp duruyor. Bizimde sayılı olan ömrümüz her aldığımız nefesle ebedi hayatın gerçeklerine doğru yol alıyor. Dünyaya geldiğimiz andan itibaren her birimiz, ne zaman ve hangi mekanda, hatta ne şekilde bitecegini bilemediğimiz ömrümüzün hep ikindi vaktinden sonraki hayatımızın zaman dilimini yaşıyoruz. İşte tam bu noktada kulluğumuzu yaratanın bizlere yüklediği sorumluluk bilinciyle yerine getirmek ve bahşedilen hayatın hem bu dünya, hemde ebedi yurd olan ahiret aleminde huzur ve saadete kavuşmanın yollarını arayıp bulmak, yol güzergahımızdaki uyarı ve ikazlara dikkat kesilmek, tehlikeli virajlardan olabildiğine uzak durmak için vakit hiçte geç değildir. Etrafımızda olup bitenleri anlamak, hayırlı bir ömrün ipuçların yakalamak için önce sayısız mucize ve hikmetlerle dolu olan kitabımız Kuran’ı Kerim’i okumak ve anlamak gerekmektedir. Bu bizim aynı zamanda kulluk görevimizdir. Hayatın gerçekleriyle yüzleştiğimizde, beynimizin zinde, kalbimizin huzur içinde olması için kitabımızı okumak, okuduğumuzu anlamak, ve nelere muhatap olduğumuzu öğrenmek önem arzetmektedir. İlahi vahyin bizim için öngördüğü konumumuzu korumak öncelikli vazifelerimiz arasındadır. Okumak bu anlamda önem arzeder. İnsan hayatının hemem hemen her safhasını kaplayan bilgi ve öğrenmenin Allah’ın adıyla başlamış olması ve onun iradesine uygun bir bilgi birikimine ulaşmanın yolunu göstermektedir, Ruh dünyamızı temizlemeyen, kalbimizi güzel ve doğru amaçlara yönlendirmeyen bir bilginin insanları ne hale getirebildiğine tarihin her bir sayfasında rastlayabiliriz. Kitabımız Kuran’ı Kerim’i en güzel bir şekilde öğrenelim ve okuyalım. Okuduğumuzu anlayalım, Anladığımızı yaşayalım. Yaşadıklrımızla başkalarına örnek olalım. Örnek ahlakın çevremizdeki en yakın numunesi biz olmaya çalışalım. Unutmayalım … Hayat bizim içinde bir gün mutlaka sona erecek. Şimdi gezip tozduğumuz sokaklarda , yatıp kalktığımız yurt ve yuvalarda başkaları olacak. Hatta hiç tanımadıklarımız gelip oralara yerleşecekler. Bağlarımızı bahçelerimizi başkaları ekip biçecek, hanlarda, saraylarda, kışlıklarda,yazlıklarda, katlarda yatlarda hep başkaları olacak. Her birimiz kıyamet yolcularıyız. Hayırlı yolculuklar…
Favori olarak isaretleyin
Favorilerinize ekleyin
Bunu e-posta ile gonder
Okuma: 318 Yorumlar (1)...
selamunaleyküm hocam kaleminize sağlık değindiğiz meseleler çok mühim olmakla beraber biz gençler içinde kurtuluş çaresidir.şu an türkiyedee genç nesilin çoğunluğu uyuşturucu alkol sigara bağımlısı olarak heba olmaktadır.Bunların sebepleri başta aile olmak üzere islamı yaşayamamadır.Arkadaşların burada çok payı vardır çünkü bir arkadaş var insanı cennete götürür bir arkadaş va insanı cehenneme götürür.Hocam tekrar kaleminize sağlık ellerinizden öperim ALLAHA EMANET OLUN (Üsame Topçu)
Yorum yaz
|
|
| Perşembe, 08 Nisan 2010 21:25 tarihinde güncellendi |












