Referanduma EVET

Takvim

Saat

Kimler Çevrimiçi

Şu anda 1 ziyaretçi çevrimiçi

Anketler

12 Eylül'de yapılacak olan referandumda oyunuzu hangisi için kullanacaksınız?
 

Duyuru


- sizin yaziniz sizin yorumunuz

Üye Giriş Formu



Hava Durumu

Döviz Bilgileri

- Alış 1.5033 TL
- Satış 1.5106 TL
- Alış 1.9179 TL
- Satış 1.9272 TL

Sayaç

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün77
mod_vvisit_counterBu Ay1438
mod_vvisit_counterToplam70640
II Mahmut’ dan 28 Şubat’a PDF Yazdır E-posta
Yazar Mustafa Muhalif   
Cumartesi, 27 Şubat 2010 23:32

Müslüman aynı delikten iki defa sokulmaz

Bu hadisi şerifi peygamber efendimiz nerde ve ne için söylediğini bilmiyorum. Sadece tahminlerim var. Kendimce ve acizce bir tahmin.

Sıddıkların sıddıkı, dostları dostu, arkadaşları arkadaşı Ebubekir (r.a)’e mağarada yalnız kaldığında, Hz Ebubekiri yılan soktuğu bilinir.Peygamber efendimizin de ölene dek yılda 1-2 defa yarayı emdiğini, pis kanı tekrar tekrar vücuttan o mübarek ağzı ile söküp attğını ve mübarek tükürüğü ile şifa verdiği söylenir. Ebubekir (r.a) , efendimiz ölmesinden sonra 10 ay bileyen dayanamaması da bundandır belkide. Şifacısının arkasından sökülemeyen zehirdendir.

Dinde tahmin yapmak çok tehlikelidir. Çok başka yerlere çekilir. Yorumu alimlere bırakmak gerekir. Hatta bu alimlerinde Allah (c.c) yakınlığı bile yorumların kabilinde öne çıkar.

Benim bu tahminim ne kadar mahsumca olduğu aşikar. Bu nedenle kızılmaya. Kabul oluna.

Bu hadisi şerif Topkapı sarayının girişinin 2. avlusunda asılı. Bembeyaz bir tuval üzerine yazılı, simsiyah hint bademinden mürekkebinden bizleri selamlıyor.

Ve astıranında II. Mahmut olduğu söyleniyor.

II. Mahmut yaşadıklarından ve yaşanmışlıklardan ders alan ve korkak biri olduğunu biliyoruz.

5. kuşaktan Dedesi Genç Osman’ın yeniçeri ordusunu kaldıracağını cariyesine söylediği için öldürüldüğünü ve at üstünde sürüklendiğini hatırından bir türlü atamamış olmalı. Ve kendisinden önce padişah olan amcası III. Selim’in ayanların (şimdinin valisi ve garnizon komutanı gibi ) isyanında tahtan öldürülerek indirildiğini yerine kendisinin geldiğinin farkında.

İşte II. Mahmut tüm bu korkulardan sebeb çok radikal önlemler alıyor. Ne mi yapıyor. Yeniçeri ocağını kaldırıp yerine Nizam-ı Cedid’i kuran amcası III. Selim’in bu azgın orduya bir çözüm bulamadığını biliyor. Orduyu, ismini ve teşkilatlanma yapısının değiştirilerek değişmeyeceğini tecrübleriyle biliyor. Ve astırdığı hadisi şerifte olduğu gibi aynı delikten sokulmak istemiyor.

İşte tüm bu nedenlerle Batının ilimde, teknikte üstün olduğunu kabul ediyor. Ve tarihte ilk defa Avrupa’ya öğrenci gönderiyor. Ve tüm orduyu ilim ve teknik bakımından yeniden düzenliyor. Deniz Bahriye Mühendishanesini açıyor. Ordudaki tüm dini dersleri kaldırıyor. Sadece teknike önem verilmesini ve askerlikle ilgili olmasını istiyor.

Tüm bunların ışığında tahmin edemediği bir şey oluyor.Avrupa’ya teknik donanma bilgisi öğrenmeye gönderdiği genç subaylar tekniki almanın yanında kültürüde alıyor. Hatta teknikte daha çok kültürü alıyor. Bu subayların fikir babalığını yaptıkları Jön Türkler ve İttihak Terakki de işte buradan doğuyor.

Zaten Yavuzdan sonra Bektaşi geleneğinin etkisine giren ordu ve bu ordunun subayları; belkide bektaşiliğin yapısından kaynaklanan nedenlerden dolayı, batıdan çok fazla etkileniyorlar. Dinden uzak bir ordu ve dinden uzaklaşarak kendi rönasansını kendi aydınlanmasını yapan batıdan alınan taklitçi fikirler oluşuyor.

İşte T.S.K.’nın subay kadrosunun dinle alakası olmaması 300 yıl öncesinden geliyor. Taaa II. Mahmut’tan.

Hala kendini Bedirdeki kadar şanlı, Malazgirt’ deki kadar mübarek, Bizans Surları önündeki kadar cengaver sanıyorlar. Yanılıyorlar. İmanlı orduyu en son Çanakkalede yitirdik bunun frakında değiller. Ama ağızlarda hala “ “Allah” allah diye hücum eden ordu” lafızları.

II. Mahmut’un tek stratejik hatası bu mu derseniz.

Hayır.

Medreseler ve enderunlardan ilmi ve fenni dersleri kaldıranda II. Mahmut. Sadece dini dersleri müfredatta işlettiriyor.

Sonucunda ne mi oluyor diye sorarsanız.

Aradan geçen 100 sene sonra yani kurtuluş savaşı yıllarında I. Meclisde bulunan medrese eğitimi almış ulema tayfasının siyasetsizliği ve görüşsüzlüğü nedeniyle teslim olunan bir kemalizm. Ve istiklal mahkemeleri ve 15 sene türkçe okunan ezan ve “öz yurdunda parya” ile geçen 85 sene. Çözülemeyen milyonlarca sorun. Hazmedilemeyen bir devrim. Hayal kırıkları.

Hazmedilemeyen bir devrim ve dinden uzak bir ordu neticesinde 75 sene sonra ortaya çıkan bir 28 Şubat.

Bir daha aynı 28 şubatları yaşamamak ve aynı delikten sokulmamak temenisiyle. Nice sağlıklı 28 Şubatlara.

Görüş,öneri,dilek,şikayetleriniz için

Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Yorumlar (2)

şubat ayı!
66
Genç Osman'ı da katleden, Sina çölünüde geçen ordu!...
zeynep şimal , Mart 03, 2010
...
0
Düşünce harmanı diyebileceğimiz bir yazı...
abdulkadirnoyan , Şubat 27, 2010

Yorum yaz

daha kucuk | daha buyuk

busy
Cumartesi, 27 Şubat 2010 23:38 tarihinde güncellendi