Referanduma EVET

Takvim

Saat

Kimler Çevrimiçi

Şu anda 1 ziyaretçi çevrimiçi

Anketler

12 Eylül'de yapılacak olan referandumda oyunuzu hangisi için kullanacaksınız?
 

Duyuru


- sizin yaziniz sizin yorumunuz

Üye Giriş Formu



Hava Durumu

Döviz Bilgileri

- Alış 1.5033 TL
- Satış 1.5106 TL
- Alış 1.9179 TL
- Satış 1.9272 TL

Sayaç

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün77
mod_vvisit_counterBu Ay1438
mod_vvisit_counterToplam70640
Anladım PDF Yazdır E-posta
Yazar Ömer Faruk Ayaz   
Çarşamba, 17 Şubat 2010 22:08

Gökyüzü…Güneş… Ağaçlar ve cıvıldayan kuşlar neredesiniz?

İki el birbirine sıkıca tutunmuş, özgürce yürüyorlar, görüyorum. Çocuklar cıvıltılar içinde okullarından çıkıyorlardır. Rüzgar ılık ılık saçlarını yalıyordur şimdi. Belki bir çoban ağacın gölgesinde oturmuş koyunlarının başını bekliyor, içli içli türkü söylüyordur. Ne saadet…

Burada güneş belli bir zaman aralığında var. Aslında hep var da kulun emri ile görebiliyoruz. Ve kulun istediği kadar…  Burada eline bir taş alıp denizde sektirmenin keyfi, martıları simit peşinde koşturmanın tadı yok.

Zaman an burada. Fiyakalı kol saatininse bir anlamı yok. Kavramlar sınırlı… “Gel”, “git” “yat”, “kalk”…

Bir kafeteryanın odasında anlattıkça anlatıyordu karşımdaki çocuk. Ben sanki olan biteni yaşıyordum. Sonra daha fazla dayanamayarak “Buradan çıksak olur mu abi?” dedi yalvaran gözlerle. Nedenini anlamadığımı farkedince de  gözleriyle dört duvarı gezdi tek tek. Anladım dört duvar olan her yer ona zindandı.

Bir avluda geçen iki buçuk ay. “Yanlışlıktan döndüm.” diyor karşımdaki çocuk. O anlattıkça ben dalıyorum. Daldıkça boğuluyorum. Daralıyorum. Nefes alamıyorum. Dışarıdaki rüzgar beni üşütürken, o aldırmıyordu. Özlem böyle bir şey olsa gerek. İnsan rüzgarı da, yerdeki çamuru da özlermiş meğer.

Özgürlük diyorum ne kıymetli şey. Belki de hayattaki en kıymetli. İstediğin anda sevdiklerinle beraber olamamak, bir çift ela gözün hasretiyle yanıp tutuşmak, elini uzatamamak ne beter acı.

“Zindanda dakika farksızdır aydan.” diyordu Necip Fazıl. Çocuk da tekrarlıyor:  “İki buçuk ayda kaç kere öldüm hatırlamıyorum.”

O gün ilk defa dört duvardan korktum.En çok gözleri etkiledi beni. Her gün ağlayan birinin kahır dolu ama hala ağlamaklı gözleri vardı çocukta. O çocuktan ayrıldıktan sonra sürekli onun yaşadıkları aklımdaydı.

O günden sonra dışarıda nefes almanın tadı bambaşka oldu benim için. Özgürlük bambaşka…
 

Yorumlar (8)

yorum yok
0
bazıları dünyaya sığamaz bazıları dört duvar arasına bazıları bir şehre.. bazılarıysa zindan da dahi olsa müsterihtir.. haddim olsa da hadisenin "hakiki" yanıyla ilgili kelam edebilsem.. heyhat!
özgürlük aslında ruhda mıdır? iyi işlenmiş doğru hedeflenmiş ruhlarda...??
öyle bir kuyuya dalmışsın ki sayın yazar her çektiğin kova hatta damla ayrı soru..
M.. , Şubat 22, 2010
...
0
...ve özgürlük yaşanmalı...

Yazmakta senin özgürlüğün diye düşünüyorum ömer hocam.. Yazılarını özletme..
abdulkadirnoyan , Şubat 21, 2010
anlaşıldın
0
yolun bahtın açık olosun. var ol.
adem pala , Şubat 18, 2010
...
66
özgürlük nefes almaktır...

nefessizde bir hayat olmayacağına göre... dört duvar arasında sıkıldım bunaldım diyenlere gerçek dört duvarı anlatan bir yazı olmuş...

eyvallah kardeş...
zeynep şimal , Şubat 18, 2010
...
75
Dört duvar arasında yaşamak gerçekten çok zor yalnız sadece dört duvarla kısıtlanmıyor özgürlük!
Özgürlüğün hasretini rabbim kimseye çektirtmesin inşallah...
merve metin , Şubat 17, 2010
özgürlük...
0
özgürlük tabi ki bambaşka...

uzun bir aradan sonra yazı iyi geldi, darısı benim başıma smilies/smiley.gif
faik çelikoğlu_ , Şubat 17, 2010
...
0
vay aylar sonra ilk yazı. betimlemeler fena değil. ama dahi iyi olabilirler.

misal:

*haftalıklarını kapan çıraklar,

*kalabalıklar içinde kendilerini göstermek isteyenler,

*simetri hastası traşlı askerler yani tüm saplar sokaklarda.
MustafaMuhalif , Şubat 17, 2010
düşündürücü...
0
gerçekten bulunduğumuz durumun, özgürlüğümüzün kıymetini hiç Gir şeyle kıyaslayamayız. Kaç kişi özgürlüğüne bedel biçebilir ki? ya da o çocuk artık ne için özgürlüğünü tehlikeye atmak ister? Kaleminize ve yüreğinize sağlık... Düşündürücü ve empati yapabileceğimiz bir yazı olmuş.
ayyşe , Şubat 17, 2010

Yorum yaz

daha kucuk | daha buyuk

busy