Kimler Çevrimiçi

Şu anda 12 ziyaretçi çevrimiçi
manşetler

Bunlari Biliyor musunuz

Dünyaya her yıl düşen yağış miktarı eşittir.

Üye Giriş Formu



Saat

Döviz Bilgileri

- Alış 1.8236 TL
- Satış 1.8324 TL
- Alış 2.3158 TL
- Satış 2.3270 TL

Günün Sözü

Ayıpsız dost arayan dostsuz kalır.
Mevlânâ -

Sayaç

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün16
mod_vvisit_counterBu Ay5051
mod_vvisit_counterToplam281985

Yoksulu ''tek tuşla'' izleyen teknoloji

TÜBİTAK, genç mühendisleriyle devletin yoksul vatandaşlara yaptığı eğitim, sağlık, barınma, yakacak, gıda ve aile yardımlarını tek bir bilgisayar sistemi üzerinden takip eden yazılım sistemi geliştirdi. Haber İçin Tıklayın >>

#000000

Farid Farjad, Türkiye'ye yerleşmek istiyor

"Kemanı ağlatan adam'' unvanıyla dünya çapında tanınan İranlı keman sanatçısı Farjad, Türkiye'de yaşamak istediğini söyledi Haber İçin Tıklayın >>

#000000

Helal gıda var helal sinema da olsun'

İstanbul’da düzenlenen İran Film Haftası’na katılan İranlı yönetmen Muhammed-Hadi Kerimi ilginç bir öneride bulundu: Helal gıda diye bir şey var, neden helal sinema olmasın. Haber İçin Tıklayın >>

#000000

Türkiye İsrail İlişkilerinde Tarihi Karar

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Dışişleri Bakanlığı'nda Mavi Marmara raporuna ilişkin basın açıklaması yaptı. Haber İçin Tıklayın >>

#000000
http://www.genc-yorum.com/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/813798yoksul.jpg
http://www.genc-yorum.com/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/386713farid.jpg
http://www.genc-yorum.com/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/677268904020111015011959769.jpg
http://www.genc-yorum.com/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/132566mavi_marmara.jpg
thumbnailthumbnailthumbnailthumbnail
Üniversiteler Kimindir! 
Yazar Serkan Çetin   
Cuma, 06 Ocak 2012 09:41

Üniversiteler ülkemizde toplumsal ahlaka dayalı hukuk sisteminin yaşandığı sorunlu kamusal alanlardır. Kamusal alan yasakları tartışmalarının başladığı yer olan üniversitelerimiz özgür olmak adına özgürlüğe vurulan prangalardan öteye gidemeyen sorunlar sarmalında sıkışıp kalmıştır. Temel sorun hala üniversitelerin kimlerin olduğunun tam anlamıyla anlaşılamayışıdır. Üniversite öğrencilerin, akademisyenlerin, idarecilerin,  vakıfların, yatırımcıların, piyasa ekonomisinin, sivil toplumun, kamunun, polisin, jandarmanın, siyasal iktidarların, devletin... evet ama hangilerinin? 

Mevcut problemlere karşı sergilenen davranışların arka planında yer alan zihinsel düşünceler,

 
İnsanın Üçlemesi
Yazar Abdulkadir Noyan   
Salı, 18 Ekim 2011 17:53

Mesele doğru durmakmış

Hayatın hengâmesinde.

Sessizce düşüşler yaşanır,

Kimsenin görmediği ve hissetmediği.

Kimsenin görmesinin ve hissetmesinin istenmediği..


Duygulara aşina olmaktır hayat.


Yalnız kalınır mesela.

 
'Secde ve komutan'a dair hatırlanası 10 şey
Yazar Senai Demirci   
Pazartesi, 05 Eylül 2011 15:37
 “Secde” ve “komutan” kelimeleri, şu cümlede bile zoraki yan yana duruyor.

Secdeyi komutana uzak, komutanı secdeye uzak görmek kimin haddine düşmüş!

Secde herkesin hakkı. Komutan da olsa bir gün secde edecek. İstemese de secdeye varacak. Varlığını toprağa indirecek.

Hem zaten Yaradan’ın dilediğince yaşıyor olmak bir secde değil midir? Ağzıyla konuşmak, “ağzınla konuş!” diyen Yaratan’a itaattir. Gözleriyle görmek, “gözlerinle gör!” diyen Yaratıcı’ya itirazsız secde etmektir.

Secdeyi yasaklayan komutanlar, secde edenlerle yan yana durmayanlar bu gerçeği biliyor.
 
Başlığa Gerek Yok
Yazar Abdulkadir Noyan   
Cumartesi, 26 Kasım 2011 08:41

Düşün

Yalnızca düşün

Mutlusun

Her şeyle baş edebilecek güçtesin

Mutlusun,

Asileşirsin.

Mutlusun,

Diklenirsin.

Mutlusun,

 
Nuri Bilge “Acıyla” Sunar…
Yazar Mustafa Muhalif   
Salı, 18 Ekim 2011 16:52

Sanat denilen şey, kendisinden ödün verilmeden halka indirilebildiğinde ‘yüksek sanata’ dönüşüyor. Zannımca bu eserle tam anlamıyla öyle olmuş. Nuri Bilge Ceylan başarmış ve sanırım şu ana kadarki en olgun, en iyi filmini ortaya çıkarmış. Olgun diyorum zira ne oyunculuklarda, ne senaryoda, ne de sahnelerde en küçük bir aşırılık yok. Her şey yerli yerinde.

Bazısı diyalogların bolluğundan, ‘yönetmenin seyirciye karşı en cömert filmi’ zannına kapılabilirler. Baştan söyleyeyim; yanılıyorlar. Söylenmeyen, aynanın arkasında kalan, seyirciye bırakılan o kadar çok şey var ki, saymakla bitmez.

 
Hoş geldin Bayram
Yazar Yavuz Bahadıroğlu   
Cuma, 02 Eylül 2011 15:42
Eski bayramların temel eksenini “toplumsal sevgi” oluşturma emeli teşkil ederdi. “Görüşme”, “yardımlaşma”, “hediyeleşme” ve “paylaşma” bu maksadın ayrıntılarıydı.

Eskilerimiz bayram hazırlıklarına takriben onbeş gün önceden başlarlardı. Çocuklara ve yoksullara verilecek bahşişler ayrı renklerde kadife keselere konur, Kapalıçarşı’dan alış verişler yapılır, gerekiyorsa çocuklara ayak ölçülerine göre potin (ayakkabı) siparişi verilir, evde yeni esvaplar dikilir, yakın akrabalar için işlemeli mendiller, yemeniler ve iç çamaşırları bohçalanırdı.

Bayramlarda zengin sofraları günün her saati misafire açık olur, isteyen destursuz içeri girip karnını doyururdu. Yani bayram günleri, İslâmın “kardeşlik” esasının hayatı tamamıyla kuşattığı günlerdi.
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 - 63